UA-36062800-1

16 Ocak 2013 Çarşamba

Trabzonda Olanlar ve Göksu Alhas Olayı Üzerine!


      Trabzon her zamanki Trabzon, her ne kadar Galatasaray maçındaki dengesizlikleri de akıllarda kalmışsa da, Fenerbahçe olunca hepsi birer canavara dönüşüyorlar!

      Herşeyin böyle olacağını tahmin etmek için kahin olmak gerekmiyordu elbette.Stadyumda Volkan Demirel'e bıçak atıldığında ,''Ne bilelim evden getirmediğini..'' diyebilen birinin yönetici olduğu bir kulüpten söz ediyorum, ilginç hiç bir şey yok elbette! Ogün Samast için bereyle maça gelenler, her maçta tribünlerde akla hayale sığmaz pankartlar asanlar, (sahaya attıklarından bahsetmeye bile değmez) soyunma koridorlarında rakip futbolculara, stad güvenlik elemanlarıyla birlikte saldırmış yöneticiler, zamanında Fenerbahçe'ye imza atan Gökdeniz'e ''Gidersen sıkarız dizine, bir daha futbol oynayamazsın.'' diyenler derken saymakla bitmez vahşet detaylarından söz edilebilir.

          6222 çıktı, ama ne kanundan önce ne de kanun çıktıktan sonra, organize bir şekilde bu futbol oynanamaz hale getirilen, kulüp ve şehir için yaptırım uygulanmıyor, haliyle gram ilerleme de olmuyor.

       Her fırsatta halkı kışkırtan yöneticiler, durumu normalmiş gibi lanse etmeye çalışan 'gazeteciler' için her hangi bir sorun çıkmadığı gibi, bu insanlar aranan çalışanlar durumundalar.


    Maç başladığı andan itibaren, yine sokulması uygun olmayan pankartlar stadyumdaydı. Küfür kıyamet ve bitmeyen yabancı madde yağmuru da, her zamanki kıvamındaydı. Fenerbahçe de maç boyu durumu idare eder şekilde oynamaya niyetli gibiydi. Ta ki iyice kontrolden çıkana kadar, Fenerbahçe idare etti durumu. Son bölümde biraz seyircinin hareketlendirmesiyle canlanan Fenerbahçe sahadan Smih Şentürk ve Kuyt'ın golleriyle 2-0 galip ayrıldı.



-F.BAHÇE’nin attığı gol sonrası Aykut Kocaman’ın başına bir taş atıldı… Fenerbahçe Teknik Direktörü bir an panikle elini kafasına götürüp kan olup olmadığına baktı. Ve ellerini iki yana açarak sordu: “Neden yapıyorsunuz?” Bir süre tribünlere baktı. Ardından tepkiler yükselince geri döndü…
  


   Aykut Hoca gibi bir adama bile böyle şeyler yapılması cidden inanılmaz!






  Hatırlanacaktır, bırakın taş yemeği tepki aldığı Beşiktaş tribünlerine, Fatih Terim böyle cevap vermişti.. İki resim arasındaki farklar saymakla bitmiyor yani!
      Fenerbahçe'nin en dikkat çekici oyuncusu Salih Uçan idi. 19 yaşındaki genç oyuncu, bu sene kupada bolca şans buluyor, giderek de daha iyi oynuyor.
     
        Box to box nasıl olur herkese gösteren Salih, dikine oynuyor, ikili mücadele kazanıyor. Kaybettiği topu kovalayıp doğru pozisyon almayı da başarıyor. Dün sahada uzun süre uyuklayan abilerine nazire yapar bir performans sergiledi.Yakında formayı bileğinin hakkıyla alır böyle giderse. Fenerbahçe gibi bir kulüpte genç futbolculara sıkça şans vermek elbette zor, ama bir de Salih gibi zorla şans alanlar var, doğru yol da bu olsa gerek!

        Bir not da Semih Şentürk'e düşelim. Bir miktar güçlendiği görülüyor, yeterli değil ama aşama yapmış. Kısa süre içerisinde kendi performansını yakalamazsa hiç şansı kalmayacak, hatta belki önümüzdeki günlerde gönderilmesi bile söz konusu olabilir!
         
        Kupada F.Bahçe ile eşleştiklerinde,twittera “Biz onlarla PTT 1. Lig’de oynamayı bekliyorduk” diye yazan 1461 Trabzonlu Göksu’ya sarı lacivertli futbolcular, elini sıkmayarak tepki göstermişler. Göksu bu tweeti , Fenerbahçe ile 1461 Trabzon takımı aynı gruba düşünce söylemişti. Doğal olarak da bu Fenerbahçelilerin büyük tepkisini çekmişti, anlaşılan Fenerbahçeli futbolcular da bilip-bilmeden ezbere konuşarak, sahada kendisiyle aynı işi yapan insanların emeğine saygı duymadığını ortaya koyan, Göksu Alhas'a tepki vermişler.

        Göksu, maçın devre arasında olayı arkadaşlarına anlatırken, çok üzüldüğünü, şaşırdığını ve seremoninin sonuna doğru kendisinin de elini indirdiğini söylemiş. Ben kendi adıma hiç de kolay kazanılmayan bir şampiyonluk hakkında ileri-geri konuşan Göksu Alhas'a tepki olmasına, neden şaşırdığını, neden üzüldüğünü anlayamadım ,gerçekçi ve samimi de bulmadım. 

        Dahası takım arkadaşlarından da bu ilginç tavra destek gelmesi olmuş. Sercan Kaya ve Abdullah Halman, “Göksu kardeşimizin elini sıkmayanlar ikinci maçta bize el uzatmasınlar” derken, Barış Memiş, “Sen onlardan yüreklisin. Biz de onların elini sıkmayız kardeşim” diye yazdı. Sıddık İstemi ise, “Göksu bana devre arasında olayı anlattığında inanmak istemedim. Şimdi TV’den izledim. Yaptıkları çok ayıp” gibi ilginç  ifadeler kullanmışlar. Bu adamların hepsi profesyonel futbolcu mesela. Ya savundukları tavrın ne kadar çiğ ve sağlıksız olduğunu, idrak edebilecek kapasitede değiller, ya da birileri onlara bu tavrı göstermeleri için görev veriyor ciddi ciddi. Sercan Kaya'yı da hatırlarsınız. Şu şike iddiası olan sezonda  durduk yere kendini yere atıp, Trabzonspora golü attıran, ödül olarak Trabzonspor'a transfer edilen genç çocuk vardı ya o işte. Şimdi de kirada ya, Trabzonspor'u ne kadar sahiplendiğini göstermek istiyor belki de! Oysa yetenekli biri, bilekleri çok iyi mesela.

        Bu davranışlar bu sözler, hiç şüphesiz Dünya'da empati yeteneğinden bu kadar yoksun insanların ,bu kadar özenle bir araya getirilmesi bakımından çarpıcı bir örneklerdir.

        Trabzon’daki internet forumları ve haber sitelerinde de olay geniş yer buldu. Bazı taraftarların forumda, “Bu ülkede adalet işlemediği sürece bu olayları daha çok yaşarız” ve “Göksu’nun elleri kirlenecekti. Yazık çocuğa” demeleri de ilginç mesela. Varsayalım ki onlar haklılar, Fenerbahçe gerçekten şike yapmış, hakları yenmiş diyelim. O durumda da maçı satın alan orada Göksu'nun elini sıkmayan futbolcu muydu ki , o suçlu ve kirlenmiş mi oluyor hiç bir şey yapmadan?

        Dahası basın tribününde bile ilginç olaylar olmuş 

İLK yarının sonunda 1461 Trabzon kalecisi Fatih ile Stoch arasındaki ikili mücadelenin ardından büyük bir gazetenin Trabzon muhabiri çıldırdı ve küfürler savurmaya başladı… Kimse onu teskin etmeye çalışmıyor ve aksine küfürlere çevresindekiler de katılıyordu. Küfürlerden hakem Suat Arslanboğa, Aykut Kocaman, Stoch nasibini aldı… Bu gazetecinin küfürleri maç sonuna kadar sürdü…

- Maçın sonlarında Fenerbahçe 1-0 öne geçince arka taraftan bir ses yükseldi: “Cristian’ın ayağını kırın. Salih’e vurmayın. O daha küçük…” Bu sözleri duyunca şaşkınlık içinde geriye döndüm. Kim diye bakmak istedim. Bu sırada tepki bana yöneldi: “Rahatsız mı oldun? Şikeden rahatsız olmuyorsunuz ama...”

- Maçın sonlarında Fenerbahçe 1-0 öne geçince arka taraftan bir ses yükseldi: “Cristian’ın ayağını kırın. Salih’e vurmayın. O daha küçük…” Bu sözleri duyunca şaşkınlık içinde geriye döndüm. Kim diye bakmak istedim. Bu sırada tepki bana yöneldi: “Rahatsız mı oldun? Şikeden rahatsız olmuyorsunuz ama...”

-Devre arasında FBTV çalışanlarını dövmek amacıyla arayan 'gazeteci' ler varmış!

Basın Tribününde olanlar Ahmet Ercanlar'ın kaleminden

        Toplum algısı yönetenler, adaleti sağlamaktan sorumlu kişi-kurum ve kuruluşlar, topluma ne kadar sağlıksız şeyler yüklemişler, yukarıdaki bakış açısında bunu buram buram koklamak mümkün!

        Maç sonrası doğal olarak Fenerbahçe cephesinden gelen eleştiriler karşısında da, 12 Mayıs 2012'de devletin polisine saldıran, arabaları ters çeviren Fenerbahçelilerden söz etmişler! Beyler gerçekten hala 12 Mayıs 2012'de olanların bir polis terörü olduğunu fark etmemiş, kavramamış olan var mı yahu? Bu utanç verici olayları bir de , mağdura yükleyerek daha kötü kendilerini rezil ediyorlar onu da ekleyelim.
       

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder